Kayıtlar

Mart, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gece Aşırı Düşünme ( OVERTHİNKİNG) Nedir?

Resim
Gece yatağa yattığında zihnin susmuyor mu? Gün içinde fark etmediğin düşünceler, gece neden bir anda yoğunlaşır? Birçok insanın yaşadığı bu durum, psikolojide “overthinking” olarak adlandırılır. Bu yazıda, insanların neden gece daha fazla düşündüğünü, bu durumun sebeplerini ve nasıl kontrol altına alınabileceğini detaylı şekilde ele alıyoruz.   Gece Aşırı Düşünme Nedir? Gece aşırı düşünme, kişinin özellikle uykuya geçiş sürecinde zihninin durmadan çalışması, geçmiş olayları sorgulaması ve geleceğe dair senaryolar üretmesidir. Bu durum: * Uykuya dalmayı zorlaştırır * Zihinsel yorgunluğu artırır * Kaygı seviyesini yükseltebilir Overthinking, sadece bir düşünme alışkanlığı değil; aynı zamanda zihinsel bir döngüdür.   İnsanlar Neden Gece Daha Fazla Düşünür? Gece düşüncelerin artmasının birden fazla nedeni vardır. Bu nedenler biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin birleşiminden oluşur.  1. Gün İçindeki Zihinsel Yoğunluk Gün boyunca insanlar iş, okul ve sosyal hayat nede...

Neden Bazı Şarkıları Defalarca Dinleriz?

Resim
Hiç bir şarkıyı durmadan dinlediğin oldu mu? Bitiyor.. ve tekrar başa sarıyorsun. Sanki içinde bırakamadığın bir şey var gibi. Bazı şarkılar vardır. Bir kez dinlersin… sonra tekrar… sonra bir daha. Aslında şarkıyı zaten biliyorsundur. Ama yine de başa sararsın. Çünkü tanıdık olan şeyler güven verir. Bilinmeyen değil, bilinen rahatlatır. Ama belki de mesele sadece müzik değildir. Belki o şarkı, bir anıyı taşır. Bir duyguyu.. Bir zamanı.. Ve biz aslında şarkıyı değil… o hissi tekrar dinleriz. Bazen bir şarkıyı değil, kendimizi tekrar ederiz. Sizin de tekrar tekrar dinlediğiniz şarkılar var mı? Aşağıda benim sık sık dinlediğim bir şarkıyı bırakıyorum.

Telefonu Durduk Yere Kontrol Etmemizin Garip Sebebi

Resim
  Hiçbir bildirim gelmediği halde telefonu eline aldığın oluyor mu? Ekranı açıyorsun…  bakıyorsun…  ve aslında neden baktığını bile bilmiyorsun. Bazen fark etmeden aynı hareketi tekrar ederiz. Telefonu elimize alırız… kilidi açarız… sonra da ne aradığımızı hatırlamayız. Bu sadece bir alışkanlık gibi görünür. Ama biraz daha dikkat edince, içinde küçük bir merak saklıdır. Çünkü beynimiz kesinlikten çok ihtimali sever. “Belki bir mesaj gelmiştir.” “Belki biri yazmıştır.” Ve bu küçük ihtimaller… hiçbir şey olmasa bile bizi harekete geçirir. İlginç olan şu: Bizi mutlu eden şey bildirimin kendisi değil, beklentinin yarattığı histir. Yani aslında biz sonucu değil, o küçük “olabilir” hissini arıyoruz. Bu yüzden bazen,  hiçbir şey yokken bile  telefonu tekrar kontrol ederiz. Belki de mesele telefon değil,  belki de beklemekten hoşlanıyoruz..